DOLAR
13,6463
EURO
15,4592
ALTIN
777,45
BIST
1.906
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana
Az Bulutlu
19°C
Adana
19°C
Az Bulutlu
Cumartesi Çok Bulutlu
20°C
Pazar Parçalı Bulutlu
20°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
21°C
Salı Parçalı Bulutlu
22°C

Mehmet Göktaş

Doğruhaber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni olarak çalışmalarını sürdüren Mehmet Göktaş 1952 yılında Kayseri Merkez Kıranardı Kasabası’nda dünyaya gelmiştir. Kayseri İmam Hatip Lisesi ardından Erzurum İslami İlimler Fakültesinden mezun olmuştur. Mezuniyetin ardından 10 yılın üzerinde farklı ilçelerde müftü olarak görev yapmış ardından görevini bırakmış ve serbest olarak çalışmaya devam etmiştir. Bir dönem Haftalık Selam Gazetesinde yazan Mehmet Göktaş’ın şu ana kadar 10’dan fazla kitabı yayınlanmıştır. 4 evladı vardır.

Baba, Benim Niçin Amcam, Halam Yok?

“Baba, arkadaşlarımın hepsinin amcaları var, halaları var, benim ne bir amcam var ne de bir halam?”

Çocuğun bu sorusu karşısında adam biraz durakladı, sonra;

“Sen yine şükret, aslında baban da olmayacaktı, dolayısıyla sen de olmayacaktın” dedi. Çocuk biraz şaşkınlıkla “nasıl yani?” dedi. Adam;

“Geldiğinde babaannene sorarsın, aslında beni de doğurmak istememiş, ben karnındayken bir kaç defa düşürmek istemiş, ilaç filan kullanmış ama yine de doğmuşum.”

Çocuk bu defa daha içli bir şekilde sordu; “Biliyor musun baba, benim hiç kardeşim de yok, ama herkesin bir sürü kardeşi var?”

“Onu da annene sorarsın oğlum” dedi adam.

Bir başka anekdot.

Birlikte çalıştığı dindar adama karşı biriktirdiği kinini bir vesileyle o gün dışa vurdu;

“Eninde sonunda biteceksiniz, tükeneceksiniz, bu çağda artık sizin gibilere yer yok!” dedi olanca öfkesiyle. Fakat karşısındaki adam oldukça sakindi.

Siz mi biteceksiniz biz mi? Sen öldükten sonra geriye bir tek çocuk bırakıp gideceksin. Hatta senin durumun yine iyi sayılır, bir tane de olsa çocuk bırakıp gidiyorsun, sizinkiler artık evlenmeyi, çoluk çocuk sahibi olmayı hepten reddediyorlar. Bak, benim beş çocuğum var, üstelik hepsi de benden daha dindar, daha şuurlu ve kültürlü…” Adam bir şey söyleyemedi, öylece baka kaldı.

Bir başka anekdot.

Müşteriler çıkınca eczacı kendisini ziyarete gelen hocasına sordu;

“Hocam, maalesef biz burada bazen İslam’a uymadığına inandığımız işler de yapıyoruz. Mesela doğum kontrol hapları satıyoruz?”

“Devam et satmaya, hiç bir sakıncası yok” deyince eczacı biraz şaşırdı. Çünkü hocasının hiç taviz vermeyen radikal birisi olduğunu biliyordu.

“Nasıl yani, caiz mi bu iş?” diye sordu.

“Zaten aklı başında bir Müslüman bu işi yapmaz. Geri kalanına gelince, bırak kendi elleriyle kendi zürriyetlerinin kökünü kessinler” dedi.

Niçin bu anekdotları verdim biliyor musunuz? Şu son günlerde gerek dini günler, bayramlar, fetih yıl dönümleri, gerek Ayasofya ve Taksim camilerinin hizmete girmesiyle azılı İslam düşmanlarının sözlü ve yazılı saldırılarına uğrayan kardeşlerimize sakin olmalarını, tebessümle cevap vermelerini tavsiye ediyorum. Bizim hücuma kalkmamıza hiç gerek kalmadan onlar kendilerini bitirecekler.

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.