Site Rengi

GÜNCEL
Yunanistan’da 4.3 büyüklüğünde bir deprem daha
Bitlis’teki helikopter kazası… NATO’dan Türkiye’ye taziye mesajı
Bitlis’teki askeri helikopter kazası… Cumhurbaşkanı Erdoğan şehit Korgeneral Erbaş’ın oğluna taziyelerini iletti
Bitlis’te şehit düşen Korgeneral Osman Erbaş, FETÖ’cü hain için ‘vur emri’ çıkarmıştı
Aliyev’den Erdoğan’a helikopter kazasındaki şehitler için başsağlığı mesajı
4 Mart korona tablosu ve vaka sayısı Sağlık Bakanlığı tarafından açıklandı!
ÖNDER’in kurucusu ve ilk başkanı Mehmet Yahya Kutluoğlu vefat etti
Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a 5 kuruşluk tazminat davası açtı
Ermenistan’da sular durulmuyor! Siyasi krizi giderek büyüyor
Son dakika: Yunanistan’da bir deprem daha!
Evlat nöbetindeki ailelerden CHP heyetine tepki: ‘Geç kaldınız’
Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu’ndan önemli mesajlar
Mete Yarar’dan flaş S-400 açıklaması: ABD geçmişte olduğu gibi silah ambargosu uyguladı
Bakan Soylu: Bu haritanın her yerini mavi yapma yükümlülüğümüz var
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı Şentop ile görüştü
Milli Savunma Bakanı Akar, Kanadalı mevkidaşı ile görüştü
Bakan Çavuşoğlu’dan dış politikaya ilişkin önemli değerlendirmeler: ‘Milletimizin çıkarını her şeyin üzerinde tutuyoruz’
Son dakika haberler: Bilim Kurulu toplantısı sonrası Bakan Koca’dan açıklama: Umudumuzun önünde bir tehdit
Vali Yerlikaya, ‘Dinamik Denetim Süreci’ kapsamında denetimlere katılacak
İYİ Parti, Doğu Türkistan’da yaşananların ‘soykırım’ olarak tanınması için TBMM’ye dilekçe verdi
Hatay’ın ilk ve tek cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen vefatının 41. yılında da unutulmadı!
Çavuşoğlu açıkladı! Mısır’la anlaşabiliriz…
Salih Turhan ‘Erbakan Hoca’yı yazdı: Erbakan ve Gençlik
Ahmet Taşgetiren’den Çarpıcı Uyarı:”Perinçek Eksenli Bir PDY”
Gazeteci Coşkun: “Kripto paralar ile itaatkâr köleler oluşturmak istiyorlar”
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Az Bulutlu

Türkiye’nin fırtınalı yakın tarihinin ayna imgesi: Emin Saraç Hoca

Yusuf Kaplan
1964 yılında Şarkışla'da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Kayseri'de tamamladı. 1986 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Sahne ve Görüntü Sanatları Bölümü, Sinema-TV Ana Sanat Dalından mezun oldu. Üniversite öğreniminden sonra İngiltere' ye gitti (1989 yılında M.E.B.'dan master+doktora" yapmak üzere burs kazanarak). 1991 yılında East Angila Üniversitesi'nde "Story-Telling and Myth-Making Medium: Television" adlı master tezi hazırladı. 1992 yılının Nisan ayında Londra Üniversitesi ve Middlesex Polytechnic'te Dr. Roy Armes'ın danışmanlığında doktara yaptı.
22.02.2021
55
A+
A-

Türkiye’nin fırtınalı yakın tarihinin ayna imgesi: Emin Saraç Hoca

Son devrin büyük âlimlerinden, YÖK Başkanı Yekta Saraç Hoca’nın babası, Muhammed Emin Saraç Hocamız, Hakk’a yürüdü. Cenazesi bugün öğle namazından sonra Fatih Camii’nden kaldırılacak.

ARA REKLAM ALANI

Emin Saraç Hocamız’ın hayatı, yakın tarihimizin özeti gibiydi; yaşadıklarımıza ayna tutan fırtınalı bir hayat!

Milletin tarihi, bazen belli kişilerin hayatında özetlenir. Böyle kişiler, hem millete hem de tarihe malolmuş kişilerdir; milletin hafızası rolü oynarlar; milletin yaşadıklarını yansıtan bir ayna rolü, hatta “ayna imge” fonksiyonu görürler; ille de psikanalist Lacan’ın imajinatif metaforunu kullanmam gerekirse.

FIRTINALI YAKIN TARİHİMİZİN AYNA İMGESİ

Ayna imge metaforunu ödünç aldım burada; zira ayna imge metaforu işlevi görenler sadece geçmişi, yaşanmışlıkları yansıtmazlar; geleceğe, geleceğin nasıl geleceğine de işaret eder, ayna tutarlar.

Emin Saraç Hocamız Türkiye’nin ayna imgesi’ydi tam da anlatmaya çalıştığım şekilde.

Türkiye’nin modernleşme, sekülerleşme tercihiyle fırtınalı denizlerde yol alışını, geminin fırtınanın ortasında batma tehlikesiyle kıran kırana boğuşmasını, ontolojik olarak Türkiye’nin ruhköklerini inkâr ederek tıpkı okyanusunun ortasında ortaya buraya sürüklenişini, yok olma korkusunu iliklerine kadar yaşayışını temsil ediyor Emin Saraç Hoca’nın hayatı.

Tabii bu, madalyonun sadece bir yüzü, görünen yüzüne yansıyanlar bunlar.

Bir de madalyonun öteki yüzü var; orada da okyanusun ortasında yok oluş felâketine karşı dalgakıranlar gibi direnen, savaşan gizli kahramanlar var.

İşte o gizli kahramanlardan biri Emin Saraç Hocamız. Kur’ân’la, Sünnet’le, hadislerle, tasavvufla sarsılmaz, kale gibi duvarlar, yıkılamaz, yok edilemez muhkem direnç noktaları inşa ederek yok olmaya direndi, milletin ruhunu diri tuttu; bütün epistemolojik, kültürel, ontolojik yok olma biçimlerini püskürten, dirilişin güzergâhlarını belirleyerek temellerini atan uzun soluklu, çilekeş bir ilim geleneği geliştirerek medeniyet fikriyatının ve öncülerinin tohumlarını ekti ve yokoluşu dirilişe ve varoluşa dönüştüren gizli kahramanlardan biri olarak âhirete irtihal eyledi, tarihe geçti.

Emin Saraç Hocamızı’n şahsî biyografisine baktığımızda, onun çilekeş hayatıyla Türkiye’nin fırtınalı yakın tarihinin nasıl örtüştüğünü, Emin Saraç gibi öncü ilim ve fikir adamlarımızla Türkiye’nin geleceğinin, gelecek tarihinin İslâmî ruh köklerimiz üzerinden nasıl inşa edildiğini çok rahat bir şekilde görebileceğimizi düşünüyorum.

Bunun için onun hayatına yakından bakmak yeterli.

BABASI KUR’ÂN ÖĞRETTİĞİ İÇİN MAHKEMEYE ÇIKARILDI!

Tokat’ın Erbaa kazasında Tanoba köyünde, ilim tahsili yüksek bir ailede ve ortamda dünyaya geliyor. Dedesi Nakşibendiye’den Müderris Üzeyir Efendi Niksar’ın Keşfi Camii Medresesi’nde müderrislik yapmış, dönemin önde gelen uleması arasında gösterilen biri. Emin Saraç Hoca, dedesinin yanında 6 yaşında Kur’ân-ı Kerîm’i hatmederek hafızlığa başlıyor.

Kendisi, erkek ve kız kardeşleri, Kur’ân-ı Kerim okumanın suç sayıldığı dönemlerde hâfız olarak yetiştiriliyorlar.

Kasıp kavurucu, yok edici, her şeyi silip süpürücü fırtınanın ortasında dalgakıran gibi yok olmaya direnmek buna denir işte!

Babası Hafız Mustafa Efendi o dönemde çocuklarına Kur’ân-ı Kerîm okuttuğu için mahkemeye çıkarılıyor!

Yanlış okumadınız ey millet!

Babası çocuklarına Kur’ân okutuyor diye yargılanıyor! Sadece bir örnek bu!

Binlercesi Anadolu kıtasının bağrında kayıtlı; nöbet tutan dağı taşı, kayıt tutan ve ağıt yakan ırmakları tanıktır buna!

Hâkim, “Sen çocuklara Arapça okutuyormuşsun. Bu, doğru mu?” diye soruyor!

Yunan çocuğu değil bu adamlar! Bu ülkenin devşirilmiş, celladına âşık edilmiş tasmalı çekirgeleri!

Ama cevabını alıyor bu epistemik köleler: “Ben çocuklara kimsenin canına, malına ve ırzına tasallut etmeleri için bir şey öğretmiyorum ki! Ben Kur’ân-ı Azîmüşşan’ı okutuyorum! Allah’ın kitabını!” diyor ve buna rağmen 6 ay hapis cezasına çarptırılıyor!

İLK HADİS İCAZETİNİ SÜLEYMAN EFENDİ’DEN ALDI

Emin Saraç Hocamızı ailesi, 1943’te tahsil için İstanbul’a Ali Haydar Efendi’nin tekkesine gönderiyor. O sıralarda Ali Haydar Efendi, tekkesi sürekli gözlem altında tutulduğu için M. Emin Saraç’ı Fatih Camii Baş İmamı Ömer Efendi’ye emanet ediyor!

Sonra Karagümrük’teki Üçbaş Medresesi’ne gidiyor. Burada ikamet eden ve 65 sene başkayyımlık yapan Süleyman Efendi’den Buhâri-i Şerif okuyor ve icazetnamesini alıyor.

MISIR’DA “OSMANLI’NIN ÇOCUĞU” OLARAK GÖRÜLÜYORLAR!

Üçbaş Medresesi’nde 1950’ye kadar kalıyor. Bu süreçte Gümülcineli Mustafa Efendi, Muhaddis İbrahim Efendi, Arnavut Hüsrev Efendi, Ali Haydar Efendi, Silistreli Süleyman Hilmi (Tunahan) Efendi gibi zatlardan da tefsir, hadis, fıkıh, usul dersleri okuyor.

Ezher diploması Türkiye’de geçersiz kılınmasına rağmen Mısır’da 9 yıl kalarak eğitimine devam ediyor. Bu dönemde Muhammed Zahidü’l Kevserî, Osmanlı’nın son şeyhülislamı Mustafa Sabri Efendi, Yozgatlı İhsan Efendi, Muhammed Abdulvehhab Buhayri, Ahmed Fehmi Ebu Sünne, Ali Yakup Efendi, Abdulfettah eş-Şa’şa’dan istifade ediyor.

Mısırlı hocalar kendilerini “Osmanlı devletinin çocukları” olarak görüyorlar. Tabii bu çok önemli bir iltifat onlar için!

Emin Saraç Hocamız ikibine yakın talebeye icazet verdi. Fırtınanın ortasında yılmadı, dalgakıran gibi savaştı ve geleceğin Müslüman Türkiye’sinin temellerini atan ilim, fikir ve devlet adamlarını yetiştirdi.

“Çocukluğumda bizim Kur’an okumamız yasaktı. Babam da dedem de bu yüzden hapse girmişti. O imtihanlardan geçtik. Şimdi ise Allah bizi aydınlığa çıkardı. Artık ülkemizde Kur’an-ı Kerim okuyan bir Cumhurbaşkanı var” demişti.

Allah rahmet eylesin.

Mekânı cennet, makamı âlî olsun.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.