DOLAR
13,7194
EURO
15,5684
ALTIN
786,58
BIST
1.910
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana
Çok Bulutlu
20°C
Adana
20°C
Çok Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
20°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
21°C
Salı Parçalı Bulutlu
21°C
Çarşamba Sağanak Yağışlı
19°C

Hüseyin Acarların kaleminden PENDNAME~KOLEZYUM~TAUN Üçlemesi Çıktı.

Hüseyin Acarların kaleminden PENDNAME~KOLEZYUM~TAUN Üçlemesi Çıktı.
REKLAM ALANI

Hüseyin Acarların kaleminden

PENDNAME~KOLEZYUM~TAUN

Üçlemesi Çıktı.

👇Kitap Temin adresi👇
“PENDNAME”, “KOLEZYUM”, “TAUN”…
Üç kitap neden yazıldı?
Herkesi oyalayacak oyuncakların icat edildiği bir dönemdeyiz.
Söylenen her söz veya dimağdan yazıya dökülmüş her ifade bizi zamana yerleştirir. Ve üzerine yemin edilmiş zaman her ana tanıklık eder. Konuşma, insanın aklını diliyle kullanma sanatıysa, yazma aklın fihristidir. Fihristin başı ve indeksi arasında olan hayat; duygulananlar için bir trajedi, düşünenler için leib ve lehüv (oyun ve eğlence) müsameresinden ibarettir esasında.
Görünen hastalıkların derinliğinde daha köklü bir taun (veba) var. Herkes kendi zaviyesinden baksa da ortak nokta da bir şeylerin yanlış olduğunda insanlık hem fikir.
Mekânlarımız kolezyumda eğlence diye aslanlara yem edilen insanları izleyip bundan vahşice zevk duyan Romalıları andırıyor. Bugün, bir başkasının hayatının önemsenmediği, fikirlerinin, acılarının, malının, hatta canın heba edilmesinden geçinenin makbul görüldüğü ve bundan ahlaksızca rant sağlayanın yüceltildiği bir değer anlayışı var. Tüketmek için yaşayan, makinaların (bilgisayar, cep telefonu, tv araba vs.) hayata hükümran olduğu kokuşmuş bir dünya bu. Yunus gibi “e ben öleyim mi söylemeyince” ya da Fuzuli üstad gibi “desem öldürürler, demesem öldüm” paradoksu gibi bir durum benimkisi. Vaazı Musa’ya(as), ameli firavuna benzeyen bir toplulukta sıkıntı yok mudur?
İnsanlar mutlu değil, huzur karaborsa. Yaşanılan tecrübe yeni paradigmalara ihtiyaç duyuyor. Bu Kitaplar buna dönük ruhsal sancıların serencamı.
SORU
Kitapların içeriklerinde neler var?
Bugün bütün düşünsel dünya Batı’nın eseri ve esiri konumunda. Ustan, davranışa, bakış açılarımızı onlar belirliyor.
Mangutluk donu biçilen toplumun hali ahvali vahim. Ekseri ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Kendine yakın hissettiklerine holigan olup karşı mahalleyi ötekileştiriyor. Anlayanlar ne sorusunun cevabını verirken bütünü göremeden nasıla cevapları yine modernlik üzerinden veriyor. Çok az sayıda kalan cins düşünenlerin çözüm önerileriyse havada kalıyor. Toplumun kurtarıcıları çoğunlukla ideolojilerden sıyrılamıyor, toplumsal gerçek ve duygulardan yoksun kalıyor. Hakikat arayışına çıkanlar, kucaklarında ümitlerini yığdıkları mücadeleden hayal kırıklarıyla dolu kaos bohçasıyla dönüyor.
Bütünüyle akıl ve gönül paradokslarıyla günümüz geçiyor.
Ananelerimiz unutulurken kahrediyoruz. Geleneksel değerlerin yıkılmasın¬dan dolayı sızlanırken, teknolojik ilerleme ve ekonomik gelişmeyi de içtenlikle destekliyoruz. Değer atfettiklerimizin dijital enformasyona kurban gittiğini, kendi geleceğimizi yok ettiğimizi bilemeden, huzuru aradığımızı unutup hedonist (hazcı) oluyoruz.
Modern dünyanın sunduğu hayat, akıl-gönül tutulmasıyla bizi çarptı. Geçmişi bilemeden gerçekle yüz yüze gelemeyecek kadar pısırık, kör, dilsiz, sağır cihangirler peydahlandı toplumda.
Memur veya tetikçi olmayan hiçbir haber, bilgi, düşünce, strateji veya araştırma kaynağının nefes alamaz hale geldiği bugünün algı operasyonları dünyasında olup bitenleri anlamak, anlatmak durumundayız. Bu kitapların içerikleri bu abrakadabra dünyayı teşhire dönük.
Soru
Kitaplardaki nasıl bir yöntem izlenmiş?
Tefekkür (fikir eden akıl), tezekkür (zikir eden akıl), tedebbür (tedbir alan akıl) Kur ’ani düşüncenin düşünmeye yüklediği üçlü ve birlikte cem olunan kavramları…
Tezekkür geçmiş, tefekkür hal, tedebbür gelecek zaman dilimi olarak düşünüldüğünde bu üçlünün ihmal edildiği veya yeterince kavranılamadığı görülür. Mazinin ihtişamına sığınmak geleceği kurtarmayacak, ezik halimizi de perdelemeyecek. Bu, gün gibi aşikâr. Kur’an’a göre akleden kalbe sahip olmanın sancısıyla, tarih üzerinde tezekkür ederek, istikbale dair yeni bir kırılmaya ihtiyacımız var. Alt kültür psikolojisinden çıkmak için, hikmetin hakikatle olan birlikteliği cemedilerek ikili monolog gibi pendnâmeden seslenmeye çalışmış.
Niyet hayr akıbet hayr ola.
Hüseyin Acarlar
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.