DOLAR
9,5195
EURO
11,0904
ALTIN
546,65
BIST
1.455
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana
Az Bulutlu
30°C
Adana
30°C
Az Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
30°C
Pazar Az Bulutlu
29°C
Pazartesi Çok Bulutlu
27°C
Salı Az Bulutlu
25°C

Recep Gündoğan

Recep Gündoğan 1982 yılında Adana'nın Yüreğir ilçesİ Cumhuriyet mahallesinde doğdu, Dönem dönem kıymetli İlim sahibi hocaların rahle-i tedrisinden geçen Gündoğan, Asıl düşünce dünyasının temelini oluşturan fikirleri ise 2009 ve 2012 yılları arasında 3 sene boyunca ilim tahsil ettiği temel eğitim medresesi oldu. Halihazırda Kent Gazetesi ve Büyük Saat Gazetelerinde İslami Bakış isimli köşesinde haftalık makaleleri yayınlanmakta. Adana'da yaşamakta evli ve 3 kız 2 erkek olmak üzere 5 çocuk babasıdır.

ENTRİKALAR, İHTİRASLAR VE BEŞTEPE SARAYI

Mesele sadece bakanlıkta bir değişim değil iş bunun çok ötesinde gibi…

Ortalık yangın yeri! Yangın yeri diyorum çünkü sosyal medya, Hazine ve maliye bakanı Berat Albayrak’ın istifa etti mi etmedi mi haberleri ile yıkılıyor.
Haberlere yorumlara bakıyorum da, bir toplumu daha başka nasıl bir haber bu kadar sevindirebilir diye sormadan kendimi alamıyorum. Ben mi? Şahsen benim de kanaatim, eğer haber doğru ise olması gereken ve çok geç kalınmış bir karar olarak görüyor, hayra vesile olacağını düşünüyorum.

Ekonominin bu durumda olmasının Tabii ki Tek sebebi değil, ancak sebeplerinden biri olarak gördüğüm ekonomiyi kötü yönettiği açıkça görülen Berat Albayrak’ın ekonominin başında oluşu, diğer taraftan ekonominin sağlıklı bir şekilde idare edilemediğini çok iyi bildiği halde toplumun bu yöndeki feryatlarına kulak tıkayan “Halk istediğin zaman değil ben ne zaman istersen o zaman görevden alırım” gibi bir bakış açısı ile ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanının bu tutumunun ekonomideki çöküşün en önemli sebeplerinden olduğunu düşünüyorum.

Bu konuda beklenen ve olması gereken şudur. Performansından memnun olunmayan Berat Albayrak ‘ın veya herhangi bir bakanın istifası veyahut görevden alınmasının objektif bir şekilde medyaya duyurulması halkın bilgilendirilmesidir. Ancak Gördüğünüz üzere sosyal medyanın kaynamasına, bakan yardımcısının bir demecinde haberi doğrulamasına rağmen hiçbir Ulusal Kanal’da buna dair ne bir haber, ne de bir alt yazı geçmemesi “mevcut Devlet aklının” gayet doğal seyretmesi gereken bir devir teslim sürecini bile yüzüne gözüne bulaştırdığının açık resmidir.

Ancak dünden beri yaşanılanlar ve sosyal medyada gezen bazı haberler yaşananların sadece bir devir teslimden ibaret olmadığını, işin vehmetini ve meselenin tam anlamıyla bir “Ego” savaşına döndüğünü açıkça gözler önüne seriyor. Kaynağını tam olarak teyit edemedim ancak parçaları birleştirince doğru olma ihtimalini yüksek olarak gördüğüm haberler ve yazılanlar şöyle:

“1- Naci Ağbal’ın, Merkez Bankası Başkanlığına atanması konusunda kendisine danışılmamasının, bardağı taşıran damla olduğu ifade ediliyor. Özellikle, son bir haftadır, Naci Ağbal’ın CB Erdoğan’a verdiği brifinglerde, ekonomiden sorumlu bakan olarak Berat Albayrak’ın Beştepe’ye davet edilmemesi, krizin patlamasına neden oluyor…
2- Naci Ağbal’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verdiği brifingde MB rezervlerinde eksiye düşülmesi konusunda yapılan yanlışları anlatıyor. Bunun üzerine Erdoğan, Berat Albayrak’ı telefonla arayarak bilgi istiyor. Albayrak, makama gelmek istediğini söylemesine rağmen, Erdoğan kabul etmiyor. Albayrak, Naci Ağbal’ın makamda brifing verdiğini öğreniyor. Ve Beştepe’ye gidiyor.
3- Beştepe’ye giden Berat Albayrak, Brifingi tamamlamış, külliyeden ayrılması beklenen Naci Ağbal ile karşılaşıyor ve aralarında sert bir tartışma yaşanıyor. Hatta Berat Albayrak, Naci Ağbal’ın üzerine yürüyor. Cumhurbaşkanlığı korumaları olayın büyümesini engelliyor.
4- Bu olay CB Erdoğan’a yansıyor. Erdoğan, Külliye’ye gelmiş Berat Albayrak’ın kendisi ile görüşme isteğini kabul etmiyor. Bakan Albayrak, kızgın, üzgün ve çaresiz bir şekilde Külliyeden ayrılıyor. *(Bundan sonraki gelişmeler Trabzon’daki kaynaklarımdan aldım)*
5- Külliyeden ayrılan Berat Albayrak, telefonla babası Sadık Albayrak ile görüşüyor ve gelişmeleri kendisine anlatıyor. Hafta sonu Naci Ağbal’ın MB Başkanlığına atanması üzerine istifa kararı alıyor.
6-Berat Albayrak istifa etmeden önce babasının iznini istiyor. Babası Sadık Albayrak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı arıyor ancak ulaşamıyor. Oğluna istifa iznini veriyor. Trabzon’daki kaynaklarım (Albayrak’ın yakın akrabaları) istifa kararında Berat Albayrak’ın kendi inisiyatifi olamayacağını, babası Sadık Albayrak’ın tavrı olabileceğini ifade ediyor. İstifa dilekçesinde *”At izi İt İzine Karıştı”* şeklindeki ifadelerin yanında *”Sonumuzu Hayreylesin”* sözünün, ipleri koparmaya yönelik olduğu belirtiliyor.
Damatlık ta bitiyor, zaten tekne macerası ile sallanmıştı gibi”

Bu söylenenler İle bağlantılı olarak HDP Kocaeli milletvekili Ömer Faruk gergerlioğlu yaptığı paylaşım ile, bir kesimin Komplo teorisi olarak gördüğü yukarıda yazılanlara biraz daha aydınlık getirmiş olur mu acaba Bilmem ki?

Gergerlioğlunun Twiti şöyle:

“Bana gelen kulis bilgisine göre Sayın Bülent Arınç Erdoğan ile bir görüşmesinde 30-40 Mv Berat Albayrak devam ederse istifa edip DEVA Partisine katılacağını söyleyince görevden alma kesinleşmiş”

İş buralara geldikten sonra zaten Berat Albayrak ile yola devam edileceğini hiç sanmıyorum Bu konuda bir görev değişikliği veya kabine revizyonu ufukta görünüyor gibi.

Her ne olduysa oldu ve her ne olacaksa olacak zaten.
Ancak bu yaşananlar bana Bülent Ecevit ve dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer arasında gerçekleşen, Sezer’ın anayasa kitapçığını Ecevit’in suratına fırlatması olayını ve karşılıklı sözlü çatışmalarının sonucunda ülkenin yaşadığı ekonomik kriz olayını hatırlattı.
Aynısı yaşanır mı bilmem, basiretsiz yöneticilerin “Ego” savaşları ve afedersiniz kim daha uzağa isabet ettirecek kabilinden sidik yarışlarının sonucunda Ülkenin ne gibi sıkıntılar yaşadığını hepimiz hatırlıyoruz.

Basiretleri bağlanmış yöneticilere bir kez daha Allah’tan basiret vermesini temenni ediyor ve kendi hevâ ve hevesleri uğruna bir toplumun kaderiyle oynamamaları gerektiğini hatırlatmak istiyorum.

Selam ve dua ile.

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.