Site Rengi

DOLAR 7,5499
EURO 8,9588
ALTIN 472,72
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Parçalı Bulutlu

Rüyalara değil örnekliğe ihtiyacımız var

Abdulaziz Kıranşal
1978 Kars doğumludur. İstanbul Kağıthane İmam hatip lisesi ve Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunudur. Aynı Üniversitenin İlahiyat Fakültesi Tefsir ana bilim dalında yüksek lisansını tamamladı. Halen aynı alanda akademik ve ilmi çalışmalarına devam etmektedir. Ahlak ve Maneviyat Risalesi, İslam Davetçilerine Dersler, Sosyal Medya İlmihali, Son Okçular Tepesi Evimiz Ailemiz, Müslüman Gençlere ve İslami Solun Müfessiri isimli kitapları bulunmaktadır. Yazıları Özgün Düşünce, İlayda, ve Tezkire gibi dergilerde yayınlanmaktadır. Milli Gençlik Vakfında üniversite başkanlığı ve orta öğretim başkanlığı gibi bir çok kademede görev yaptı. Ehli Sünnet Alimler birliği ve Müslüman alimler Birliğinde aktif görev aldı. Anadolu Gençlik Adana Şubesi bünyesinde DAİM Davet ve İslami ilimler Araştırmaları merkezinin kuruculuğunu yaptı. Halen Anadolu Gençlik Derneği & Milli Gençlik Vakfı Genel Merkez Danışma Kurulu Başkanlığı ve Milli Gazetede köşe yazarlığı yapmaktadır. Aynı zamanda Davet ve İslami İlimler Merkezinde Tefsir, Hadis ve Davet dersleri vermektedir. Evli ve iki çocuk babasıdır.
15.09.2020
A+
A-

Eğer biz toplumu örnekliğimizle, hakkaniyetimizle, ahlak ve yaşantımızla etkileyemiyorsak o toplumun gizemlerden, rüyalardan ve bunları anlatanlardan etkilenmesine kızmaya da hakkımız yoktur.

Eğer biz haksızlığa, adaletsizliğe, haramlara, kul hakkına, yoksulluğa ve çürümüşlüğe karşı cesur duruşumuz, örnek tavrımız ve üstün gayretimizle toplumu kendimize hayran bırakamıyorsak o toplumun sırf kılık kıyafetlerinden, kisvelerinden ve aksesuarlarından dolayı birilerine hayran olmasını eleştirmeye de hakkımız yoktur.

ARA REKLAM ALANI

Eğer biz ciddi bedeller gerektiriyor diye Kur’an ve sünnetin emrettiği İslami hedef ve ideallerden bahsetmekten vazgeçiyorsak o toplumun hurafelerden bahsedenleri takip etmesine öfkelenemeye de hakkımız yoktur.

Şikâyet etmeye hakkımız yok:

Evet, öfkelenmeye de, sızlanmaya da, şikâyet etmeye de hakkımız yoktur. Çünkü önce biz örnekliğimizi ve etkileyiciliğimizi kaybettik. Niteliğimizi ve eminliğimizi kaybettik. Çünkü savunduğumuz değerleri önce kendimiz yaşamayı ihmal ettik. Çünkü temsilden ziyade tebliğe önem verdik, bilinçten ve şuurdan ziyade bilgiyi önceledik.

Dini yaşanılabilir bir Müslümanlıktan ziyade savunulabilir bir ideolojiye dönüştürdük.  Dışarıda güç, sayı ve kalabalık peşinde koşarken içeriden çürüdüğümüzü fark edemedik. Tartışılmaması gereken ne varsa tartıştık. Önceliklerimizi kaybettik. Hem toplumu hem de kendimizi din yorgunu haline getirdik…

Ben Müslümanlardanım diyen Müslümanlara ihtiyacımız var

Bugün hocasını, başkanını, şeyhini, liderini Allah ve Peygamberin önüne geçirmeyen; cemaatini, derneğini, partisini, vakfını, tarikatını İslam kardeşliğinin ve Müslüman kimliğinin önüne geçirmeyen; yayın organını, kitabını, dokümanını, liderinin sözünü ayet ve hadisin önüne geçirmeyen; sen kimsin denildiğinde, “Ben Müslümanlardanım” diyebilen kaliteli Müslümanlara ihtiyacımız var…

Hormonlu değil doğal Müslümanlara ihtiyacımız var:

Bir vakfa, bir büroya, bir dergâha, bir üniversite odasına, bir konferans salonuna, bir gazete köşesine hapsolmayan, şişirilmiş değil, hormonlu değil, Çin malı da değil, sosyal medya kahramanı da değil, doğal ve sahici, örnek Müslüman şahsiyetlere ihtiyacımız var…

Gizemli değil tesirli, olağanüstü değil sıradan, hayatımızın içinde dolaşan, dokunabileceğimiz, konuşabileceğimiz, dertleşebileceğimiz, beraber gülüp, beraber ağlayabileceğimiz, örnek Müslüman şahsiyetlere ihtiyacımız var…

Parmakla gösterilecek Müslümanlara ihtiyacımız var:

Bugün şehrin sokaklarında, üniversitelerimizin kampüslerinde, fabrikalarımızın koridorlarında, devlet dairelerimizde, okullarımızda, adalet saraylarımızda ve hatta bakanlıklarımızda ve meclisimizde yürüdüğü zaman her kesimden insanın parmakla gösterip, hayranlıkla bakabileceği, örnek alacağı, etkileneceği, Müslüman şahsiyetlere ihtiyacımız var…  

Gördüğümüzde ahireti hatırlayabileceğimiz Müslümanlara ihtiyacımız var:

Bakınca Allah’ı ve ahireti hatırlayabileceğimiz, konuşunca ilmimizi arttırabileceğimiz, ibadet bilinciyle, ahlakıyla, sabrı ve samimiyetiyle, eminliğiyle örnek alabileceğimiz Müslüman şahsiyetlere ihtiyacımız var…

Aynı pazardan ve marketten alışveriş yapabileceğimiz, aynı düğüne ve cenazeye katılabileceğimiz, aynı parkta çocuklarımızı gezdirebileceğimiz, aynı mitingde slogan atabileceğimiz, aynı sohbette diz kırabileceğimiz, halkın içinde, sıradan fakat belirgin, farkında olmadan hürmet edebileceğimiz Müslüman şahsiyetlere ihtiyacımız var… 

Özü sözü bir Müslümanlara ihtiyacımız var:

Yanında gıybet ettiğimiz zaman bizi uyaracak, yamulduğumuz zaman bizi düzeltecek, gevşediğimiz zaman tutup kaldıracak, eksenimiz kaydığında geri döndürecek, içi dışı bir, özü sözü bir, kızınca da, sevinince de değişmeyen gerçek Müslüman şahsiyetlere ihtiyacımız var…

Camide de aynı, evde de aynı, sohbette de aynı sokakta da aynı, değişmeyen, değiştirilemeyen, kılıktan kılığa, renkten renge girmeyen, gizli ajandası olmayan, kamusal alanda da, özel hayatında da aynı ilke ve prensiplere göre hareket eden, emrolunduğu gibi dosdoğru olan Müslüman şahsiyetlere ihtiyacımız var…

Allah böyle Müslümanlardan olabilmeyi nasip eylesin…

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.