DOLAR
13,6463
EURO
15,4592
ALTIN
777,45
BIST
1.906
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana
Az Bulutlu
19°C
Adana
19°C
Az Bulutlu
Cumartesi Çok Bulutlu
20°C
Pazar Parçalı Bulutlu
20°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
21°C
Salı Parçalı Bulutlu
22°C

Mehmet Göktaş

Doğruhaber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni olarak çalışmalarını sürdüren Mehmet Göktaş 1952 yılında Kayseri Merkez Kıranardı Kasabası’nda dünyaya gelmiştir. Kayseri İmam Hatip Lisesi ardından Erzurum İslami İlimler Fakültesinden mezun olmuştur. Mezuniyetin ardından 10 yılın üzerinde farklı ilçelerde müftü olarak görev yapmış ardından görevini bırakmış ve serbest olarak çalışmaya devam etmiştir. Bir dönem Haftalık Selam Gazetesinde yazan Mehmet Göktaş’ın şu ana kadar 10’dan fazla kitabı yayınlanmıştır. 4 evladı vardır.

Önce Kemalizm sonra Korona vurdu

Bu hoca Kemalizm’e kafayı iyi taktı, yine ne istiyor Kemalizm’den, ne alakası var korona ile Kemalizm’in diyeceksiniz, biliyorum. Dinleyin.

Diyarbakır Çınar’dan sevgili kardeşim güzel Müslüman Fesih Güler şu anda koronadan dolayı yoğun bakımda uyutulmakta, dualarımızı bekliyor, Rabbim acil şifalar versin.

Haberi aldığımda içime ayrı bir ateş düştü. Çünkü bu güzel Müslümanın ayrı bir durumu vardı, böbrekleri iflas etmişti. Yedi yıllık zindan hayatından önce üç ay işkence görmüş ve bu esnada böbrekleri tamamen mahvolmuştu. Yine kendisi gibi fedakâr ve güzel Müslüman ağabeyi Nuri Güler ona bir böbreğini vermişti.

Nakil öncesi ve sonrası hiç de kolay geçmemişti, sayısız ilaçla hayatını sürdüren Fesih kardeşimizi maalesef Kemalizm’in zulmünden sonra şimdi de korona belası vurmuş durumda.

Her birine defalarca misafir olduğum Güler ailesi bütün fertleriyle kendilerini Allah’ın davasına adamış örnek bir aile. Fesih Güler, sanatçımız Bilal’in (Nezir) büyüğüdür.

28 Şubat Kemalist zulüm rejimini anlatırken nedense çoğumuzun aklına yüzlerce kardeşimizin sadece zindan hayatı gelir.

Halbuki onların her birinin zindan öncesi çok acıklı bir dönemleri vardı; gözaltı ve işkence dönemi. Tanıştığım kardeşlerin en çok o günlerini merak etmiş ve bizzat kendi ağızlarından dinlemişim ve bir kısmını okuyucularımıza aktarmışımdır.

Onların bu durumu beni yeniden tedirgin etmeye başladı. Bildiğiniz gibi onların bir kısmı gördükleri işkenceler neticesinde dert sahibi olmuş ve zindandayken şehadet şerbetini içmişlerdi. Kalpten, kanserden yakalananların bir kısmı da çıktıktan sonra fazla yaşamamış, önemli bir kısmı da Fesih kardeşimiz gibi böbreklerini kaybetmişti.

Şimdi bize düşen ayrı bir görev var. Zindandan çıkan kardeşlerimize Allah için özen gösterelim, sahip çıkalım, şu salgından onları korumakta biraz daha titizlik gösterelim. Çünkü onlar bağışıklıklarını kaybetmiş ve bu salgını atlatmaları kolay değildir.

Kemalist dayatmanın hortlayarak hâlâ devam ediyor olması ise Müslümanların asla unutmaması gereken bir gerçektir.

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.