DOLAR
13,8049
EURO
15,6032
ALTIN
790,47
BIST
1.919
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana
Çok Bulutlu
22°C
Adana
22°C
Çok Bulutlu
Salı Sağanak Yağışlı
21°C
Çarşamba Gök Gürültülü
15°C
Perşembe Çok Bulutlu
19°C
Cuma Parçalı Bulutlu
20°C

Ahmet Taşgetiren

Ahmet Taşgetiren, 1948 senesinde Kahramanmaraş'ta dünyaya geldi. Kahramanmaraş İmam Hatip Lisesi'nden 1965 senesinde mezun olan Taşgetiren, İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'nden ise 1970'te mezun oldu. Makaleleri Yeniden Milli Mücadele, Pınar, Türk Edebiyatı dergilerinde yayınlandı. Ardından Bayrak, Tercüman ve Zaman gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. 10 sene boyunca baş yazarlık yaptığı Yeni Şafak gazetesi bir yazısını yayınlamadığı için istifa etti.

İnce’nin reel politiği

Siyasetin ukdesi ittifaklar. Halen iktidar Cumhur İttifakı’nın aldığı yüzde 50 artı 1’le ayakta duruyor.

Bunu da Ak Parti artı MHP artı BBP’nin birlikteliği sağlıyor. Muhalefete gelince o da ne yapıp edip yüzde 50 artı 1’i bulması gerektiğini biliyor. Millet İttifakı denendi, özellikle belediye seçimlerinde oradan bir başarı çıkacağı görüldü. Ama HDP konusu sancı alanı, ya da yumuşak karın gibi duruyor. Cumhur İttifakı oradan çalışıyor. Bir miktar “milliyetçi eğilimli” CHP tabanına, daha çok İyi Parti’ye yönelik söylemler, en son Akşener’e Bahçeli tarafından seslendirilip Erdoğan tarafından da takviye edilen “Eve dön” çağrısı, muhalefet cephesini çözme hamlelerinin uzantısı. Belli ki bu böyle devam edecek. 

-Muhalefet de belli ki MHP üzerinde Ak Parti’ye karşı kadim rezervleri hatırlatarak, Ak Parti üzerinde de MHP’ye yönelik rezervleri gündeme getirerek çalışacak. Ancak şu ana kadar Cemal Enginyurt olayı gibi pürüzler müstesna, özellikle Erdoğan ve Bahçeli’nin net tavırları sebebiyle bu yaklaşımın iktidar ittifakından taş kopartamadığı görülüyor. 

-Dün 4 Eylül’de “Bin Günde Memleket Hareketi” ismiyle yola çıkacağı açıklamasını yapan Muharrem İnce böyle bir siyaset zemininde yol alması gerektiğini biliyor. Kendisi, CHP cenahından gelen “Bir bölen mi olacak?” suçlamalarına, “Bir bölen olmaz bu sistemde” derken, alınan her oyun sonunda “Millet İttifakı”na eklemleneceğine vurgu yapıyor. 

Zımnen şunu söylemiş oluyor: “Ben sahaya ineyim, milletin arasına karışayım, çay üreticisi ile çay toplayayım, pamuk tarlasında ırgatlarla beraber terleyeyim, Antalya’da seraya gireyim vs… insanlarla ortak dil üreteyim, sonra onlardan aldığım desteğe bakayım, kendime yeterli desteği bulursam kendim aday olayım, başkaları bana eklemlensin, bana yeterli destek olmayacağı görülürse, ben birilerine destek vereyim.” 

Bunun anlamı kendisi adına bir pazarlık gücü oluşturmak. 

Peki arkasına aldığı desteği sonunda hangi ittifaka taşıyacak? Bu noktada geçmişteki tecrübeyi hatırlamak gerekiyor.  Neydi yaşananlar? 

-İnce daha önceki adaylığında Erdoğan’a herkesten daha etkili muhalefet yapabildiği için ilgi görmüştü. 

-Bugün yola çıktığında “Ben Erdoğan’a daha iyi rakip olurum” diyerek ilerleyecek ve oy alırsa iktidara tepkili ve muhalif kesimlerden alacak. Kendisi dün Ak Parti ve MHP’den de oy alacağını, geçmişte aldığını iade etti. 

-Oysa şu andaki duruşu, parti yönetimine karşı muhalefeti gösteriyor. 

-İlginçtir İnce’ye sempati şu anda iktidara yakın isimlerden geliyor. İktidara yakın tv kanalları mesela ne Davutoğlu’na ne Babacan’a, hatta ne Akşener’e ilgi göstermezken, İnce olayından heyecana kapılmış izlenimi veriyor. 

Bu heyecanın sebebi ne olabilir? “Nasıl Davutoğlu’nun ve Babacan’ın Ak Parti’den bir puan koparması işe yarar görülüyorsa, İnce Millet İttifakı’ndan bir puan koparsa kardır” mı? “İnce Cumhur İttifakı’na çalışır” mı? “İnce Kılıçdaroğlu yönetimini sarsar, bu da sonuçta Cumhur İttifakı’nın işine yarar” mı? “İnce parti kurarsa bu soldaki tartışmayı daha da büyütür, bu da Cumhur İttifakı’na yönelik muhalefeti gündemden düşürüp muhalefeti tartışılır hale getirir” mi? 

Bunların hepsi mümkün. Ve Cumhur İttifakı cenahı için siyaseten anlaşılabilir şeyler. 

İlginç olan şu ki, böyle bir vasat, Muharrem İnce için paradoks oluşturuyor. İktidara yönelik söylemlerinizle siyasi sonuç almak istiyorsunuz, tek başınıza yüzde 50 artı 1’i yakalama ihtimali ise (Bunu Tayyip Erdoğan bile göze alamıyor) hemen hiç kimse tarafından öngörülmüyor, bu durumda yapacağınız çalışma eninde sonunda bir İttifak’la yan yana gelecek, bu alan Cumhur İttifakı olmayacağına göre (Çünkü tüm söyleminiz ona karşı gelişecek) nereye akacaksınız? Şu anda mesafe koyma gereği duyduğunuz CHP’li alana mı? 

CHP alanı pek çok doğuma tanık olmuş bir alandır. Muharrem İnce ile yine bir parti doğumu olur mu? Böyle bir doğumun 2023’te olsa bile (erken seçimleri hiç hesaba katmıyorum) bir seçim için kıymet-i harbiyesi olur mu? İnce dün yaptığı açıklamada bir partiden değil, bir hareketten söz etti. Anlaşılan kendisini 2023 seçimlerinde sınayacak olan Bin günlük bir sınama olacak bu. Tabii CHP yönetiminin İnceye yönelik tavrının ne olacağı sorusu başka ihtimalleri de devreye sokabilir. 

Ya Macron türü bir hamle? 

Türkiye’de siyasi aidiyetler Fransa’daki gibi kaygan zeminde seyretse bu düşünülebilir ama reel durum öyle gözükmüyor. Soru Şu: Nereden, kimden, nasıl oy kayacak da bunlar Muharrem İnce’nin peşine düşecek? 

Muharrem İnce, el hak iyi polemik yapıyor, malzeme kullanımı iyi, belli ki sosyal medyanın dolaşıma sokacağı pek çok söylemi olacak, tüm bu noktalarda CHP yönetiminden daha çok öne çıkıyor…. Ama reel politik onun durduğu yerin kolay olmadığını söylüyor. 

Belki sonunda CHP yönetimine “Beni dışlıyorsunuz ama bakın ben nasıl kitlelerle iletişim kurdum” deme imkanını elde edecek. Bu da bir onur mücadelesi olarak anlam taşır. Ama siyasi sonuçla onur mücadelesi her zaman iç içe geçmeyebiliyor. 

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.