DOLAR
13,7713
EURO
15,6031
ALTIN
789,26
BIST
1.916
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana
Çok Bulutlu
22°C
Adana
22°C
Çok Bulutlu
Salı Sağanak Yağışlı
21°C
Çarşamba Gök Gürültülü
15°C
Perşembe Çok Bulutlu
19°C
Cuma Parçalı Bulutlu
20°C

Mehmet Göktaş

Doğruhaber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni olarak çalışmalarını sürdüren Mehmet Göktaş 1952 yılında Kayseri Merkez Kıranardı Kasabası’nda dünyaya gelmiştir. Kayseri İmam Hatip Lisesi ardından Erzurum İslami İlimler Fakültesinden mezun olmuştur. Mezuniyetin ardından 10 yılın üzerinde farklı ilçelerde müftü olarak görev yapmış ardından görevini bırakmış ve serbest olarak çalışmaya devam etmiştir. Bir dönem Haftalık Selam Gazetesinde yazan Mehmet Göktaş’ın şu ana kadar 10’dan fazla kitabı yayınlanmıştır. 4 evladı vardır.

Anıtkabirde bir törenle Hilafete geçmek

“Tamam, buraya kadar, burada iniyorsunuz arkadaşlar, Ayasofya son durak” dedi birileri ve zannedersem bu yolculuğun buraya kadar olduğu anlaşılmıştır.

Kim dedi “tamam, buraya kadar, Ayasofya’dan ilerisi yok” diye? Herkesten önce TSK dedi sitesinde yayınladığı resimlerle.

Ardından cümle Kemalistler bağırıştılar. Hatta onlar daha da ileri giderek Ayasofya’nın yeniden müzeye dönüşmesini de istediler ve hâlâ istiyorlar.

Hepsinin ortak dayanağı Atatürk’e rağmen böyle bir şeyin yapılamayacağıdır.

Bu arada önce Diyanet İşleri Başkanına karşı yoğun bir hücuma geçildi. Okuduğu Fatih’e ait vakfiyenamede Ayasofya’yı kapatana yapılan lânetle Atatürk’ün kast edildiği iddia edilmiş. Ardından onunla birlikte Cumhurbaşkanı hakkında da Atatürk’e hakaretten suç duyurusunda bulunuldu.

Ve peş peşe açıklamalarla Kemalist rejime böyle bir şeyin olmadığına dair teminatlar verildi. Gerek Cumhurbaşkanı’nın, gerek Bahçeli’nin ve Ömer Çelik’in açıklamalarında Kemalistleri yatıştırmanın yanı sıra Diyanet İşleri Başkanına da ince bir ayar vardı, zaten o da geri adım atılması gerektiğini anlamıştı ve gereğini yaptı.

Gelelim bizim heyecanlı kardeşlere, Ayasofya’dan hemen bir sonraki durağın Hilafet olduğunu zannedenlere, hazır yola çıkmışken bir an önce oraya da varmayı isteyenlere.

Bu konuda söylenecek çok şey, bilinmesi gereken acı gerçekler var!

Fakat şu kadarını söyleyelim; Türkiye devlet olarak şu anda Ayasofya’yı kapatan iradeye tapmaktadır.

Her halde Hilafet çoluğun çocuğun heyecanıyla değil devlet erkanının kararıyla olacak öyle değil mi?

Peki, Anıtkabir’e konulacak çelenk ve yapılacak törenin ardından mı Hilafet ilan edilecek?

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.