Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi Necmettin Çalışkan, Milli Gazete’deki köşesinde sosyal medya düzenlemesi ile ilgili tespitlerde bulundu.

Çalışkan, Ak Parti Hükümeti’nin kendisine yönelene kadar sosyal medyayı gündeme almadığını vurguladı. Aynı şeyin FETÖ için de geçerli olduğunu söyleyen Çalışkan, ‘Yıllarca dine zarar veren FETÖ denen adamlara ses çıkarmadınız da ne zaman ki size zarar vermeye başladı, işlerini bitirdiniz ve yanlışlarını görmeye başladınız. Nasıl bencil bir duruş şaşırmamak elde değil’ dedi.

Allah için mi? yoksa “bize” zararı var diye mi yasaklıyorsunuz?

Son günlerde ülkemizde sosyal medyanın kapatılıp/kapatılmayacağı tartışmalarına şahit oluyoruz. Her şeyden önce bu konunun tartışılması başlı başına trajikomik bir durum. Zaten asıl sorun da sosyal medya değil.

Burada ilginç olan şu; yıllardır dine ve ahlaka zarar veren sosyal medya dâhil hiçbir şeye ses çıkarmadılar. Hatta imkân buldukça tepe tepe kullandılar. Şimdi de ilginç bir şekilde kapatmaktan bahsediyorlar. Her ne kadar kötü niyetli ve ahlaksız birçok mesaj paylaşılsa da toptan bir cezalandırma makul çözüm değildir.

İnsan zihni bu kapatma tehdidi karşısında doğal olarak şunu söylüyor. “Yahu bir şeyi de menfaatiniz için değil; din için, Allah için yapın!” Milletin, size umut bağlayanların beklentisi budur.

KENDİLERİNE DOKUNMADIĞI SÜRECE HER ŞEY SERBEST

Kendilerine dokunuyor diye mi bu yasaklama furyası çıkarıldı? İkircikli yaklaşım her zaman sorundur. Hakaret, kendi taraftarlarından başka bir kesime yapıldığında serbest. Ama iş kendilerine gelince bir anda tavırları değişiyor.

Yıllardır değerlerimizi yok eden, dine zarar veren, İslam’a hakaret eden ve ses çıkarmadığınız sosyal medyayı, değerlerimize saldırıyor diye mi yoksa size zarar veriyor diye mi kısıtlıyorsunuz?

Yine yıllarca dine zarar veren FETÖ denen adamlara ses çıkarmadınız da ne zaman ki size zarar vermeye başladı, işlerini bitirdiniz ve yanlışlarını görmeye başladınız. Nasıl bencil bir duruş şaşırmamak elde değil.

Esasen bunların akıl hocalarını tebrik etmek gerek, çözüm buldular. Kendilerine ayak bağı ve engel olan her şeyi yasaklıyorlar.

Madem ahlakı düşünüyorlar; zinayı suç yapsınlar, gençliği aptallaştıran ve suç toplumuna dönüştüren programları bitirsinler.

Hiçbir ahlaki kaygı taşımayan dizileri durdursunlar, aile yapısını bozan, faydadan çok zarar getiren her türlü kanuni düzenlemeyi değerlerimize ve toplum yapısına uygun hale getirmek suretiyle düzeltsinler. Aile yapımızın dinamiklerini dinamitleyen-yok eden sözleşmeleri iptal etsinler.

NE İSTEDİNİZ DE ELDE EDEMEDİNİZ?

Yahu! Demezler mi adama! 20 yıla yakın iktidarsınız.

Kanun gücünüz var.

Para gücünüz var.

Meclis gücünüz var.

Medya gücünüz var.

Bürokratik gücünüz var.

Sayısal gücünüz var.

Ama siz “yetmez” dediniz. Allah ne istediyseniz, fazlasıyla verdi. Bahçeli bile gelip, “Reis ne derse o olur” dedi.

Yetmez dediniz, Mustafa Destici geldi.

Yetmez dediniz, Numan Kurtulmuş geldi.

Yetmez dediniz, Süleyman Soylu geldi.

En son, Allah size Doğu Perinçek ve Metin Feyzioğlu’nu da yolladı.

Tüm bunlara rağmen “bunlar yetmez!” dediniz Allah ne istiyorsunuz kullarım dercesine, “Allah’ım hocaların fetva gücünü ver” dediniz.

Hocalar sizin yanlışlarınızı destekleyen fetvalar verdi, faize bile fetva üretildi. Hatta “yolsuzluk, hırsızlık değildir” diye fetva verenler, bu dönemi Medine Dönemi ilan edenler bile oldu.

FIRSATLARI HEBA ETTİNİZ

Rüyanızda görseniz inanamayacağınız, aklınıza hayalinize gelmeyecek fırsatlar verildi ama heba ettiniz.

Şimdi tüm bunlara rağmen öyle bir nesil yetiştirdiniz ki ne nasihatten anlıyor ne de laftan! Bunca imkâna rağmen ne dindar ne de ahlaklı bir nesil çıktı.

İşte tüm bunlar görüldü ve karar verildi; sosyal medya yasayla kontrol altına alınacak. Kimine hapis, kimine para cezası tehdidiyle insanlar susturulacak.

Sahi sorun ne? Getirilmesi düşünülen yasaklar Allah için mi? Yoksa “bize” zararı var diye mi getiriliyor?