Site Rengi

DOLAR 7,9529
EURO 9,3899
ALTIN 486,96
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Az Bulutlu

Dışarılarımız iyi de, şu içeri var ya…

Mehmet Göktaş
Doğruhaber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni olarak çalışmalarını sürdüren Mehmet Göktaş 1952 yılında Kayseri Merkez Kıranardı Kasabası’nda dünyaya gelmiştir. Kayseri İmam Hatip Lisesi ardından Erzurum İslami İlimler Fakültesinden mezun olmuştur. Mezuniyetin ardından 10 yılın üzerinde farklı ilçelerde müftü olarak görev yapmış ardından görevini bırakmış ve serbest olarak çalışmaya devam etmiştir. Bir dönem Haftalık Selam Gazetesinde yazan Mehmet Göktaş’ın şu ana kadar 10’dan fazla kitabı yayınlanmıştır. 4 evladı vardır.
05.04.2020
A+
A-

Dışarılarımız yani cadde ve sokaklarımız genel olarak iyi durumda. Bakmayın bazı istisnai görüntülere, o kadarcık olur. Sokağa çıkma yasağı ilan edilmemesine rağmen insanımız bu konuda güzel bir imtihan veriyor.

Söylediğimiz o istisnaları da medyamız bulup gözümüze dayıyor, bu kadarcık da olmasa medyamız aç kalacak.

ARA REKLAM ALANI

Evet, dışarılarımız birazcık olsun dinleniyor, temizleniyor, hatta bir takım kötülüklerden geçici de olsa arınıyor. Şahsen ben öyle görüyorum.

“Dışarılarımız iyi de, şu içeri var ya…” derken evleri kast etmiyorum, kötülüklerin evlere taşındığını iddia etmiyorum. Tam aksine şu anda evlerin dışarılardan da çok güzel olduğunu düşünüyorum.

Hatta en kötülerimizin bile kötülüklerini evlerinde icra edemedikleri görüşündeyim. Çünkü evlerde bu anlamda bir keramet vardır: “Allah evlerinizi sizler için huzur ve sükûnet yeri yaptı…”(16/80) hem de herkes için.

Belki bugünler insanoğlunun en az günah işlediği günlerdir diyebiliriz. Üstelik bir de evlerde ne olup bittiğini bulup ortaya çıkarma görevimiz yoktur, bizler tecessüsten, ayıpları bulup ortaya çıkarmaktan men edilmiş bir ümmetiz.

Peki, “şu içeri var ya…” diye dertlenmemin sebebi ne?

Sanal dünyayı kastediyorum. Söylediğim gibi, dışarılarımız pırıl pırıl ama sanal dünyamıza bir göz atalım dediğimizde bataklıktan hiç bir farkının olmadığını görüyoruz. Siyasi anlamda da bataklık, sosyal ve ahlaki açıdan da çamurdan geçilmiyor.

Bu niçin böyle diye düşünüyorum da, acaba bir takım insanlar kötülüklerini evlerinde yapamadıkları için sanal dünyaya akıtarak mı tatmin oluyorlar diyorum.

O zaman bize düşen bir şey daha var. Nasıl ki huzur ve sükûnetin merkezi olan evlerimize çekilmişsek, zaruri haberlerin dışında sanal dünyadan da çekilelim ve huzurumuza huzur katalım.

Hem bir şey daha söyleyeyim, Allah bilir ama evlerimizde biraz fazla kalacak gibiyiz. Programlarımızı bir daha gözden geçirmeliyiz, bir kaç kitapla bu iş bitmeyecek, daha ciddi ve uzun soluklu okumalar düşünelim. İlim ve irfanla ilgili yaptığımız listelerin yanında hepimiz için olmasa da dünyevi üretim adına da neler yapabileceğimizi şöyle bir gözden geçirelim.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.