Site Rengi

GÜNCEL
Karadeniz’de tansiyon yükseliyor! Rusya 15 savaş gemisi gönderdi
Kılıçdaroğlu ‘128 milyar dolar nerede’ afişini bu kez Meclis kürsüsüne taşıdı
Kritik Kabine Toplantısı başladı! Ramazan’da kapanma seçenekleri, seyahat kısıtlaması ve kademeli mesai
Türkiye’den, Rusya ve Ukrayna açıklaması
MAZLUMDER: SURİYELİ SIĞINMACILARA YÖNELİK NEFRET SÖYLEMLERİNE SON VERİLMELİDİR
Erdoğan’ın Eski Danışmanı Akif Beki: Reform Nerede Reform?
Kılıçdaroğlu LGBT sorusuna böyle yanıt verdi… \’Aile yapısını bozmuyor\’
MHP Lideri Bahçeli: Bölücü terör örgütünün sonu nihayet gelmiştir
Dünyanın en uzun ve en kısa orucunu tutacak ülkeler
Son dakika: 14 emekli amiral adliyeye sevk edildi
İl il imsak ve iftar vakitleri
Ramazanda dikkat edilmesi gereken 10 püf nokta!
Cibuti’de göçmenleri taşıyan teknenin alabora olması sonucu 34 kişi öldü
Türkiye ile Rusya arasındaki uçuşlar geçici olarak sınırlandırıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Başbakanı Dibeybe ile bir araya geldi
Bakan Akar, Filipinler Deniz Kuvvetleri Komutanı ile görüştü
Son dakika: Libya’yla kritik imzalar atıldı! Erdoğan’dan ilk açıklama
Aşı orucu bozar mı? Din İşleri Yüksek Kurulu açıkladı…
Yusuf Kaplan: Laiklik bizi bozar
Kabe’de teravih namazı 20 rekat yerine 10 rekat kılınacak
Kabe’de teravih namazı 20 rekat yerine 10 rekat kılınacak
Mukabele nedir nasıl yapılır?
Fatih Altaylı’dan Sedat Peker için sert sözler: Botokslu mafya…
Peker’e yakın isimden Ersoy Dede’ye: Vefayı unutan bir zavallısın
Şimdi profesör olarak konuşuyor bakalım ne yapacaklar! Mehmet Boynukalın Hoca’dan çarpıcı bağımsızlık tespiti
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 20°C
Sağanak Yağışlı

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komedisi (3)

Sema Maraşlı
Sema Maraşlı 19 Temmuz 1969 yılında Kahramanmaraş'ta dünyaya gelmiştir. Orta okul okumak için Kız Meslek Lisesine gitmiştir. Maneviyata ve psikolojiye merakından dolayı orta okuldan sonra ki tahsil hayatını Kur'an kursunda dini ilimler okuyarak geçirmeye karar vermiştir. Dört yıllık İmam-Hatip Lisesini iki yılda dışarıdan bitiren yazar üniversite okumak yerine Kur'an Kursu öğretmenliğine devam etmeye karar vermiş, Diyanet İşleri Başkanlığının sınavlarına girerek resmi Kur'an Kursu öğretmeni olarak çalışmaya başlamıştır.
10.11.2019
87
A+
A-

Karımın Sözü Benim Sözümden Üstündür

Yazının ana başlığını “Toplumsal Cinsiyet Komedisi” koydum çünkü gerçekten dünyanın en saçma teorisi. Hiçbir bilimsel dayanağı yok. Feministlerin “cinsiyet eşitliği” teorisinin bir sonraki basamağı “toplumsal cinsiyet eşitliği” dir. Bu teoriyi savunan akademisyenlerin ciddi ciddi yazdığı kitapların içi komedi derecesinde tutarsızlık dolu. Çünkü cinsiyet eşitliği fıtrata karşı bir savaş. Aslında dine karşı da bir savaş. Mantıklı ve tutarlı olması zaten mümkün değil.

ARA REKLAM ALANI

Ülkemizde toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili araştırma yapanların ve akademisyenlerin en çok faydalandığı kitaplardan birisi olan Prof. Zehra Y. Dökmen’in “Toplumsal Cinsiyet” kitabıdır. Kitap klasik cinsiyet eşitliği kitaplarından biri. Önceki yıl kitabı okurken kitaptan daha çok kitabın “Birsöz” ü dikkatimi çekmişti. Zehra Dökmen’in kocası hemen herkesin tanıdığı bir zamanlar TRT de “Küçük Şeyler” programını yapan Prof. Üstün Dökmen’dir. Zehra hanım kocasından kitabına önsöz yazmasını istemiş. Üstün bey kitaba “Önsöz” yerine “Birsöz” yazmış ve sebebini de şöyle açıklamış:

“Eşimin sözlerinin önüne bir önsöz yazmak onun sözlerinin önüne söz koymak benim haddim değil. Onun sözü benim sözümden üstündür. Bu yüzden “Birsöz” koydum yazının başlığını” diyerek farkında olmadan karısının kitabını baştan sabote etmiş. Eşitliğin olmadığını itiraf ederek onların evinin reisinin de karısı olduğunu açıklamış böylece.

Birsöz’ünde karısına övgüler dizen Üstün bey, karısının evde hem kadın gibi ev işlerini hem tamir gibi erkek işleri iyi bir şekilde yaparak iki cinsiyetin rollerini de başarıyla yaptığını anlatmış. Kendi de tabii eşitlikçi bir kadının kocası olarak küçükken çocukların bakımı ve ev işleri gibi üzerine düşeni yaptığını anlatıyor. Birsöz bölümünün sonuna doğru Üstün bey yine farkında olmadan cinsiyet eşitliğinin aslında mümkün olmadığını bir örmekle şöyle anlatmış:

“Bir dost toplantısında bana ev işlerinde eşime ne kadar yardım ettiğimi sordular. Ben “yüzde kırk oranında.” dedim. Doğru olup olmadığını Zehra hanıma sordular. “Yüzde beş” dedi, bozuldum. “Olur mu bak şunları şunları şunları yapıyorum bunları neresi yüzde beş?” Şöyle cevap verdi Zehra Hanım:

“Evet sen bunları gerçekten yapıyorsun ama ben ev işlerini sorumluluğunu bir kadın olarak üzerimde daha ağır hissediyorum. Sabahları uyandığımda ilk beş dakika içinde acaba bu akşam çocuklara ne pişirsem diye düşünmeye başlıyorum. Sanırım bu senin aklına hiç gelmiyor. Ben akşam eve geç gelsem telefon edip çocuklara şunu şunu pişir desem hemen yaparsın ama ben telefon edene kadar sen ne pişirilecek sıkıntısını hiç duymuyorsun. Ev işlerini sorumluluğunu ben daha yoğun yaşıyorum. Sanırım bu yüzden yüzde kırklık katkın bana yüzde beş gibi geliyor.”

Bu trip pek çok feministte var: “Eşim (partnerim) ev işlerini yapıyor fakat çoğunlukla ben söylemeden kendi kendine yapmıyor. İş yükü benim üstümde kalmış oluyor, ben söyledikten sonra ne anlamı var söylemeden yapmalı.” diyorlar. Feministlerin hepsi aynı şeyden şikayet ettiklerine göre demek ki cinsiyetten gelen bir farklılık var deyip de ayıkmıyorlar ya da ayıkmak istemiyorlar. Feministlerin kocaları da bir yerde uyanamıyorlar mı uyanmaya mı korkuyorlar bilmiyorum: “Neredeyse eşim kadar hatta bazen daha fazla ev işi yaptığım halde neden hiç kıymeti yok.” diye düşünmüyorlar mı yoksa hanımağaları izin vermediği için düşünmeye mi korkuyorlar onu bilmiyorum.

Üstün bey eşinin bu çıkışına da hak vermiş. Ne de olsa karısının sözü daha üstün.

“Eşim çok haklıydı galiba herkesin özellikle biz erkeklerin cinsiyet rolleri konusunda kat etmek zorunda olduğumuz daha uzun bir yol var önümüzde.” demiş. Toplumsal cinsiyet üzerine çalışmalar yapan bir profesörün kocası da bunu söylüyorsa bu millet ne yapsın! Hangi yolu nerede kat etsin. Üstün bey yine farkında olmadan karısının kitabını sabote etmiş. Ne kadar çabalarsak çabalayalım olmuyor olmuyor demiş acı acı.

Bu arada karısı üstün olan Üstün bey Birsöz’ün altına şöyle de bir not düşmüş:

“Bu yazıyı eşim fazla kişisel buldu. “Daha akademik bir önsöz yazabilir misin?” dedi. Bu önerisini dikkate alıp akademik bir önsöz yazmaya çalıştım ama inanın yazamadım. Elimden dilimden bu geldi, böylesi bana daha doğal daha doğru geldi.”

Üstün beyin Birsözü karısı tarafından pek beğenilmemiş gerçekten de akademik bir kitap için fazla kişisel olmuş. Fakat bizlere toplumsal cinsiyet eşitliğinin mümkün olmadığını kendi hayatlarından anlatarak ispat ettiği için de isabetli olmuş.

http://www.cocukaile.net/toplumsal-cinsiyet-esitligi-nedir-1/
http://www.cocukaile.net/toplumsal-cinsiyet-esitligi-2/

Not: Üstün Dökmen bu yıl Milli Eğitim’in düzenlediği bir seminerde “Başörtülüden psikolojik danışman ve rehber öğretmen olmaz.” demişti. Bunu söylemesine karısı izin vermiş mi çok merak ettim. Cinsiyetin ayrımcılığa sebep olduğunu iddia edenler başörtü üzerinden rahatça ayrımcılık yapabiliyorlar. Bu ne pehriz bu ne lahana turşusu!

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.