Site Rengi

GÜNCEL
Vefat eden KHK’li öğretmen, göreve iade edildi!
Hamsi avcılığı yasağı uzatıldı
Göktaş: “Artık hep yerlerde sürünmelidir ABD askeri!”
Yunan medyasından ‘Türkiye bizimle dalga geçiyor’ çıkışı!
Cumhurbaşkanı Erdoğan İlham Aliyev ile telefonda görüştü
Konya’da, Milli gazete dağıtıcısı Hasan Dayan (50), motosiklet kazası sonucu hayatını kaybetti.  Dayan’ın cansız bedeni üzerine dağıttığı gazeteler örtüldü. 
Türkiye’nin en soğuk ili -21.8 ile Bolu oldu!
MHP lideri Bahçeli talimatını Twitter’dan duyurdu
Mardin’de PKK’lı teröristlerin 4 sığınağı kullanılamaz hale getirildi
Hamsi avı yasağının 1 yıl uzatılması çağrısı
Burası Türkiye… Koronavirüs aşısıyla ilgili çok güzel haber!
İçişleri Bakanlığı’ndan son dakika açıklaması: PKK’dan kaçan 1 örgüt mensubu teslim oldu
İstanbul’a kar ne zaman yağacak sorusu yanıtını buldu! Beklenen kar yağışı geldi
Gazeteci Orhan Uğuroğlu’na saldırıda 4 kişi hakkında karar
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, saldırıya uğrayan Selçuk Özdağ’ı telefonla aradı
Davutoğlu’ndan, Erdoğan ve Bahçeli’ye ‘saldırı’ tepkisi: Türkiye’yi yönetenlerin bir açıklama yapmaması utanç verici
Devlet Bahçeli eleştirisi yapan politikacı ve gazeteciye 1,5 saat arayla saldırı
Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a Silahlı Saldırı
Milletvekili Gergerlioğlu Ben de Binlerce İnsan gibi KHK ile “terörist” İlan Edildim
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “aşı pasaportu” açıklaması
Anayasa Mahkemesi, Berberoğlu’nun ikinci başvurusunu 21 Ocak’ta görüşecek
Adalet Bakanı Abdülhamit Gül İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nı ziyaret etti
TBMM Başkanı Şentop’tan Tekirdağ Valisi Yıldırım’a ziyaret
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan kritik görüşme
15 Ocak korona tablosu ve vaka sayısı Sağlık Bakanlığı tarafından açıklandı!
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 2°C
Yoğun Kar Yağışlı

Furkan Vakfı davası bitmiştir.

Recep Gündoğan
Recep Gündoğan 1982 yılında Adana'nın Yüreğir ilçesİ Cumhuriyet mahallesinde doğdu, Dönem dönem kıymetli İlim sahibi hocaların rahle-i tedrisinden geçen Gündoğan, Asıl düşünce dünyasının temelini oluşturan fikirleri ise 2009 ve 2012 yılları arasında 3 sene boyunca ilim tahsil ettiği temel eğitim medresesi oldu. Halihazırda Kent Gazetesi ve Büyük Saat Gazetelerinde İslami Bakış isimli köşesinde haftalık makaleleri yayınlanmakta. Adana'da yaşamakta evli ve 3 kız 2 erkek olmak üzere 5 çocuk babasıdır.
04.11.2019
84
A+
A-

Tahliyesi sonrasında kendisini ziyaretimizde hem dava süreci hem cezaevi şartları hem de Alparslan Kuytul’un son durumu gibi birçok konu hakkında konuşma ve soru sorma imkanı bulduk. Bizlere gösterdiği samimi ilgi ve alakadan dolayı kendisin teşekkür ediyoruz.  Hani toplumun birçok kesiminden duyduğumuz şu tarzda söylemler yükseliyor ya, “Efendim bunlara yapılan bu kadar baskı zulüm ve yıldırma politikasından sonra bunlar hala nasıl ayakta durabiliyorlar, nasıl yollara çıkıyorlar, yürüyüşler yapıyorlar, basın açıklamaları düzenliyorlar.
Bir programda emniyetin kıyasıya baskısına rağmen, yılmadan bir başka gün, başka bir yerde yine aynı duruşu nasıl gösteriyorlar. Yani anlayacağınız böyle bir dönemde, insanların sosyal medyadaki paylaşımlara beğeni atmaya dahi korktuğu, çekindiği, ağzını açanın kafasına sopa ile vurulduğu, hatta gözaltına alınıp hapsedildiği böyle bir dönemde bunlar faaliyetlerine nasıl devam edebiliyorlar” diyorlar ya?
Evet, ben de tüm bunları merak eden biri olarak bu ziyaretimde, evlerine akan insan selini, yurt içinden ve yurt dışından gelen ziyaretçileri, birbirlerini yürekten, kuçaklamalarını, bağlılıklarını, muhabbetlerini, kardeşliklerini, yani kısacası gözlerindeki ışığı ve yüzlerindeki parıltıyı, dâvâya ve kardeşlerine olan bağlılıklarından aldıklarını ilgi ile müşahade ettim…

Evet, yakînen şahit oldum ki, onlar kardeşlerini yalnız bırakmadılar, bırakmıyorlar.

ARA REKLAM ALANI

6 Eylül mahkemesinde böyle bir akıbeti, yani kendisinin tahliye olup Hocası Alparslan Kuytul’un tutukluluğun devamı kararı verilmesini hiç kimse gibi onlarda beklemiyormuş, yani herkes gibi onlarda ikisinin tahliyesi veya tutukluluğun devamı kararı çıkmasını beklediklerini dinledik kendisinden.

Dedim ya, herkeste oluşan yoğun tahliye beklentisi onlarda da varmış ancak devletin hesabı başka imiş meğer. Tahliye kararının ardından infaz koruma memurları Ali Alagöz’ü tahliye etmek üzere gelince Hocasına “Hocam böyle olmadı, böyle bir tahliye beklemiyorduk” dediğini, Alparslan Kuytul’un ise “Rabbimiz böyle takdir etti, bizede boyun eymek düşer, inşallah benim de çıkacağım günler yakındır” dediğini sohbetimiz içerisinde ifade etti.

Sohbet esnasında cezaevi şartlarının operasyonun ilk aylarına nazaran biraz daha iyi olduğunu, cezaevi idaresinin ve infaz koruma memurlarının kendilerine olan teveccühünün her geçen gün arttığını dinledikten sonra, asıl Alparslan Kuytul hocanın cezaevindeki durumunu, günlerinin nasıl geçirdiğini, kısacası manevi ve psikolojik durumu hakkında sorular sorduk kendisine, ilk olarak dile getirdiği şu oldu.

“Yaklaşık 2 senedir hiç aksatmadan her hafta salı günü cezaevi önünde toplanan yüzlerce kişi ve atılan sloganları, korna seslerini ve dışarıda kardeşlerimizin vermiş olduğu mücadele ile alakalı haberler bizi ve özellikle de Hocamızı daha da güçlendirdi bu anlamda bütün kardeşlerimize  tek tek teşekkür ediyoruz Allah razı olsun haklarını ödeyemeyiz” dedi.

Ve gülümseyerek şunları da ekledi;

Eğer hocamız bir gün tahliye olursa, buna en çok sevinecek olan cezaevi mektup idaresi bölümü olacaktır. Çünkü, Bolu F Tipi Kapalı Cezaevinin mektup İdaresi bölümü resmen hocamıza çalışıyor, şu ana kadar yaklaşık 2500-3000 adet mektup geldiğini, gelen mektupların öncelikle prosedür gereği okunup hocamıza teslim edildiğini, hocamızın da hepsini tek tek, değer vererek, hatta birçoğunu ikişer defa üç’er defa okuduktan sonra bütün mektupları kendi evine gönderilmek üzere mektup idaresine tekrar verdiğini, onların da bu mektupları prosedür gereği tek tek okuyup postaya gönderdiklerini tebessüm ederek samimi bir şekilde ifade etti.

Ve şaka bir yana diyerek Şöyle devam etti.
Emin olun hocamıza içeride zaman yetmiyor, yazıyor çiziyor okuyor.
Özellikle de gelen mektupları ilgi ile okuyor.
Hocam nasıl yetişiyorsunuz dediğimde ise “Bu mektuplarda kardeşlerimin emeği var, göz nurları var, bir satırını bile okumadan geçemem” diyerek vefası ile de bizlere örnek oluyor.
Hocamız her zamankinden daha kararlı daha azimli.
Yaşadığımız bu süreç, bırakın hocamızı yıldırımayı, onun gücünü ve kararlılığını kat be kat arttırdığını söyledi.

Konuşmasının sonuna Alparslan Kuytul’un kendinine söylemiş olduğu, aralarında geçen şu kısa diyaloğu da ekledi.
“Ali, bana öyle geliyor ki hazırladıkları bütün iddianamelerin boş çıkması, açılan bütün davalardan beraat ve tahliyeler almamız ve son olarak da artık mahkemelere çıkmamıza rağmen bize söz hakkı dahi tanımadan karar vermeleri, ne derece suçlu, ezilmiş ve mağlup olduklarının göstergesidir. Bizi içeriye attılar ama nasıl çıkaracaklarını bilemez bir vaziyetteler. Beni buraya suçlu olduğum için değil, siyaseten attılar, günü geldiği zaman da adaletin gereği olarak değil, siyaseten çıkaracaklar. Ben onlara teslim olmadıkça boyun eğmedikçe üzerime daha çok geliyorlar, Ama şunu iyi bilsinler ki buradan boynum bükük çıkmayacağım. Onlar oyunlarını oynayadursunlar, muhakkak ki son sözü Allah söyleyecektir” dediğini belirterek ve artık slogan haline getirdikleri şu sözleri de söyleyerek noktaladı…

• Susmayacağız
• Korkmayacağız
• Geri adım atmayacağız
• Zalimin zulmünü, yüzüne haykırmaya ve bu dînin en temel hakikati olan tevhid davasını haykırmaya devam edeceğiz…

Evet, süreci takip eden biri olarak benimde gözlemin tam olarak şudur ki,

Bu dava öyle bir hâl aldı ve mahkemeler ve hakimler öyle bir duruma düştü ki, neredeyse bir gece vakti sessiz sedasız Alparslan Kuytul’u bırakıp, “Arkadaş çek evine git, Sen bizi görmedin biz seni görmedik” diyecek duruma geldiler.

Son olarak şunu söylemeliyim ki;
Yersiz, mesnetsiz suçlamalar ve iddianamelerin sonucunda Ali Alagöz’ün tahliye olması ve özellikle de 6 eylül mahkemesinde, mahkeme başkanı’nın Alparslan Kuytul ve Ali Alagöz’e tek kelime dahi savunma yaptırmadan kararını açıklaması, mahkemenin ve bağlı olduğu kurum olan Adalet Bakanlığının utancını ve mağlubiyetini göstermektedir.

Yani bütün bunlar gösteriyor ki, bugüne bugün toplum vicdanında Alparslan Kuytul ve oluşumu aklanmıştır,

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.