Site Rengi

GÜNCEL
MAZLUMDER: SURİYELİ SIĞINMACILARA YÖNELİK NEFRET SÖYLEMLERİNE SON VERİLMELİDİR
Erdoğan’ın Eski Danışmanı Akif Beki: Reform Nerede Reform?
Kılıçdaroğlu LGBT sorusuna böyle yanıt verdi… \’Aile yapısını bozmuyor\’
MHP Lideri Bahçeli: Bölücü terör örgütünün sonu nihayet gelmiştir
Dünyanın en uzun ve en kısa orucunu tutacak ülkeler
Son dakika: 14 emekli amiral adliyeye sevk edildi
İl il imsak ve iftar vakitleri
Ramazanda dikkat edilmesi gereken 10 püf nokta!
Cibuti’de göçmenleri taşıyan teknenin alabora olması sonucu 34 kişi öldü
Türkiye ile Rusya arasındaki uçuşlar geçici olarak sınırlandırıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Başbakanı Dibeybe ile bir araya geldi
Bakan Akar, Filipinler Deniz Kuvvetleri Komutanı ile görüştü
Son dakika: Libya’yla kritik imzalar atıldı! Erdoğan’dan ilk açıklama
Aşı orucu bozar mı? Din İşleri Yüksek Kurulu açıkladı…
Yusuf Kaplan: Laiklik bizi bozar
Kabe’de teravih namazı 20 rekat yerine 10 rekat kılınacak
Kabe’de teravih namazı 20 rekat yerine 10 rekat kılınacak
Mukabele nedir nasıl yapılır?
Fatih Altaylı’dan Sedat Peker için sert sözler: Botokslu mafya…
Peker’e yakın isimden Ersoy Dede’ye: Vefayı unutan bir zavallısın
Şimdi profesör olarak konuşuyor bakalım ne yapacaklar! Mehmet Boynukalın Hoca’dan çarpıcı bağımsızlık tespiti
Yahudilere mülk satarsanız İslam mezarlığına gömülemezsiniz
Maddi ve manevi hastalıklara şifa ramazan 13 Nisan’da başlayacak
Nisan ayında birçok il beyaz rahmete bürüdü
Erdoğan: Kırım’ın ilhakını tanımıyoruz
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Çok Bulutlu

Said Nursi ile Ziya Gökalp’in milliyetçilik görüşü arasında dağlar kadar fark var.

Said Nursi ile Ziya Gökalp’in milliyetçilik görüşü arasında dağlar kadar fark var.
REKLAM ALANI
25.10.2019
81
A+
A-

Şükrü Nişancı’nın yazısı

Aynı dönemde yaşayan, aynı kültürel havzada yetişen ve etnik olarak aynı kökene sahip Ziya Gökalp ve Bediüzzaman Said Nursî’nin, devletin yıkılışı döneminde yoğun tartışma konularından birisi olan milliyetçilik konusundaki görüşleri bazı ortak noktalara rağmen çok derin farklılıklar göstermektedir. Şöyle ki:

ARA REKLAM ALANI

Gökalp, İslâm’ı temel referans olmaktan çıkardı

Ziya Gökalp Osmanlının kurtuluşu bakımından İslâm’ı temel referans olmaktan çıkarmış, dini milliyetçilikle eşit bir kategoride değerlendirmiştir. Hatta, Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak fikirlerinin nihai gayesi olarak “çağdaş bir İslâm Türklüğü” meydana getirmek olduğunu söylemesinden de anlaşıldığı gibi, İslâm’ı; pozitivist-ilerlemeci “yeni ideoloji”nin hizmetçisi yahut payandası mevkiinde değerlendirmektedir. Türkçülüğü, kozmopolitliğe karşı İslâm’ın koruyucusu olarak görmesi; Gökalp’in kafasındaki fikirlerin önem sıralaması hakkında bize kesin bilgi verir.

Said Nursi: Türklüğün varlığı İslâm’a bağlı

Said Nursî ise, dönemindeki diğer İslâmcı düşünürler gibi (Babanzade Ahmet Naim vs), İslam’ı temel referans olarak görmektedir. Gökalp’in aksine, “müsbet milliyet” kavramıyla evcilleştirdiği milliyetçiliği, İslâmiyet’in temel sınırları içinde ona yardımcı ve destekçi olmak şartıyla kabul etmektedir. “İslâmiyet’le eşit tutulan ve onun yerine ikame edilen milliyetçiliği” bir cinayet olarak niteleyerek, Gökalp’in düşüncelerini, onu hedef alarak, kesin ve net bir dille reddetmektedir.

Bu meyanda, Ziya Gökalp’in İslâm karşısında Türklüğü öne çıkaran yaklaşımını da tersine çevirmekte ve Türklüğün varlığının ancak İslâm’a bağlı olduğunu ifade etmektedir. Ona göre İslâmiyet Türklüğün ruhudur. Nerede, Türk varsa Müslüman’dır. Müslüman olmaktan çıkanlar Türklükten de çıkmıştır.

Milliyetçilik modern dönemde adı konulmamış bir dindir

Milliyetçiliğin doğuşu ile ilgili olarak da Gökalp ve Bediüzzaman farklı düşünmektedir. Gökalp milliyetçiliği, kültürel bir devamlılık olduğu fikrinden hareket olarak tabiî bir süreç olarak görmektedir.

Bediüzzaman’a göre ise milliyetçilik, bir keşif değil, icaddır. Ona göre, milliyetçilik modern dönemde adı konulmamış bir dindir ve bu yüzden “milliyetçiler, milleti mabud ittihaz” etmektedirler. Pozitivizmle birleşen milliyetçilikte bu çok açıktır. Nitekim pozitivizmin en temel ritüellerinden biri de akla ve millete tapınma ayinleridir. Bediüzzaman’a göre milliyetçilik bu haliyle adeta eski cahiliye asabiyesinin günümüzdeki versiyonudur. Çünkü her ikisinin de hamuru, “gaflet,” “dalalet,” “riya” ve “zulmet” ten ibarettir.

Başka toplumları ötekileştirme ve sömürmeyi bir hak olarak görür

Ziya Gökalp, milliyetçiliğin “tesanüt” ruhunu uyandırdığını ve milletleri güçlendirdiğini ifade ederek milliyetçiliği, yalnız “liberal milliyetçilik”ten ibaret saymaktadır. Kültürel milliyetçiliği, millet için fedakârlık anlayışını, evrensel bir gerçek olarak düşündüğü anlaşılmaktadır. Halbuki, başkasına zarar vermeme prensibinden hareket eden milliyetçilik Avrupa açısından ilk dönemlerde ve kısa bir süre için geçerli olmuştur. Yaygın olan ve günümüzde de kabul gören milliyetçilik; muhafazakâr milliyetçilik ve sömürgeci milliyetçiliktir: bunların temel niteliği, başka toplumları ötekileştirme ve sömürmeyi bir hak olarak görmektir.

Milliyetçilik, bir hastalıktır

Bediüzzaman milliyetçilik konusunda, Avrupa için yarayışlı olana değil, dünyanın geri kalan kısmına felâket getiren ve bizim de millet olarak maruz kaldığımız milliyetçiliğe (muhafazakâr ve yayılmacı milliyetçilikler) dikkat çekmektedir. Ona göre milliyetçilik, İslâm’ın ilk dönemlerinde (Emeviler) bizim için zararlı olduğunu bildiğimiz bir hastalıktır. 20. yüzyılda İslâm âlemini parçaladığı gibi, Osmanlıda kulüpleri ortaya çıkararak çok zararlara yol açmıştır. Kaldı ki, milliyetçiliğin, onu ortaya çıkaranlar için bile kötü olduğunu 1. Dünya Savaşının felâketleri göstermiştir. Kaldı ki, milliyetçiliğin, kısmî iyilik doğuran versiyonuna (liberal, kültürel milliyetçilik) ihtiyaç yoktur. Bediüzzaman “müsbet milliyet” olarak gördüğü bu anlayışın zaten İslâm’ın özünde var olduğunu, yani, yabancı bir kaynağa ihtiyacımız olmadığını ifade etmektedir.

Yine Bediüzzaman milliyetçiliğin evrensel bir iyilik olamayacağını; “milliyetçilik” duygusunun bir toplumun sadece yüzde onuna hitap ettiği gerçeğinden hareketle söylemektedir. Ona göre milliyetçilik; çocukları, hastaları, yaşlıları ve musibetzedeleri hesaba katmamakta, onları milletten saymamaktadır. Dolayısıyla, milliyetçilik sadece dar bir kitleye hitap ettiği için, ahlakî temelden de yoksundur.

Kaynak: Risale haber

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.